***...İmKaNsIzIN PeŞiNDeYiM...***

4/8/2008

***...İmKaNsIzIN PeŞiNDeYiM...***

Biliyorum uzaksın bana...

Aslında, aslında çok yakınsın ama göremeyecek kadar uzaksın...

Ben sana yakın olsamda sen bana hep uzaksın biliyorum..

İçimde anlatmak istediğim, seninde bilmeni istedigim çok sey var..

Gel görki alışmışım bir kere susmaya..

Susacağım zamanı, susmam gereken yerleri seçemez olmuşum...

Yinede sınırlarındayım sessizliğimin...

Konusmaktan çekiniyorum...

Konuşsam içimde hiç birsey kalmayacak herşeyi öğreneceksin..

Belki biraz daha uzaklasacaksın, belkide hepten gideceksin..

Yada bir mucize olacak ve sen beni göreceksin..

Olsun ben yinede susmayı tercih ediyorum...

Herseyin sonundan kaçar oldum...

Alacagım cevaplardan çekinir oldum....

Susuyorum bu yüzden içimde sakliyorum herşeyini..

Yinede sınırlarındayım sessizliğimin..

Yorum (6) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

***susmak***

4/8/2008

Sessizliğe Sarılırcasına Ve kelimeleri Hiçe Saymak Bazen en sıcak

Teslimiyet Bazen en güzel Cevap...

Konuşulan konuyu boş, basit ve anlamsız buluyoruzdur, konuşmayı da

gereksiz ve anlamsız buluruz…

Susarız…

Konuşulanlar öyle abes ve mantık dışıdır ki sadece hayretle dinler

ve sessiz bir tepkiyle belli ederiz duruşumuzu…

Susarız…

Sessiz bir onaydır susuşumuz…Biraz utangaçlık belki ama içten bir

katılıştır söylenenlere…

Susarız…

Sessiz bir bekleyiş olur susmak…Ya kendimizin yada karşımızdakinin

ortak değerleri yeniden gözden geçirmesine tanınmış bir fırsattır

sessizliğimiz… Yada birinin bizi fark etmesi, doğru algılayabilmesi

için tanınmış bir süre… Susan için endişe ve olasılık hesapları

arasındaki gel git lerle biraz da huzursuz bir bekleyiştir susmak…

Susarız…

Dile getirilmeyen bir öfkedir bazen suskunluğumuz… Öylesine

yaralanmışızdır ki yaralamak isteriz, yüreğini acıtmak ve kanatmak…

Ve biliriz ki hiçbir söz acıtamaz, yaralayamaz ve kanatamaz kimseyi

bir suskunluk kadar…Ve susmak en acımasız, öldürücü silahtır bazen…

Susarız…

Hassas ve kırılgan bir tepkidir…Küçücük bir hatırlatmadır belki…

Fark edilmesi ve onarılması incelik ister…Ya yeniden bir kazanıştır

yada aleyhte bir delil olarak kalır karşımızdaki için…

Susarız…

Bir ilişkide negatiflerin gözümüze batmaya başladığı,

karşımızdakine ait aleyhte deliller dosyasının kabarmaya başladığı

ve hatta dosyayı masanızdan kaldırmaya gerek duymaz olduğunuz bir

noktadasınızdır…

Bir duruş, bir soluklanmadır susmak…

 

Ortak geçmişin değerlendirilmesi ve geleceğin muhasebesidir…

 

Durup yeniden, şimdi

bulunduğunuz noktadan bir daha bakmak istersiniz yaşananlara ve

eldekilerle geleceğe gitmenin ne kadar mümkün olduğuna…

 

Bir içe kaçış ve söylenemeyenlerin biriktirilmeye başladığı yerdir susmak…

Susarız…

Ayağımız yerden kesilmiş, bulutların üstündeyizdir ve çiçek çiçek

bahardır yüreğimiz…Sevdiğ imizle yan yana ve can cana yızdır…Öyle bir

ruhsal bütünleşmedir ki hiçbir söz tanımlamaya yeterli gelmez

hissedilenleri ve susarız…Sadece yüreklerin ve gözlerin konuştuğu

yerdir suskunluğumuz…

Susarız…

İletişimin tıkandığı yerdeyizdir , hiçbir iletinin bize yeterli

gelmediği ve hiçbir iletimizin doğru algılanmadığı…Yanlışlıklar,

yanılgılar ve kim bilir belki de gerçeklerdir bir fırtınaya

tutulmuşçasına savrulup duran…

 

Sözler yerini sessizliğe bırakmaya başlar ve siyah, tek nokta konur

 

cümlelerin sonuna…

 

Zamanla cümlelerimizin sonuna konan o tek ve siyah nokta büyüyerek bir kara

deliğe dönüşmeye başlar…Güven ve sevginin içten içe çürümeye

başladığı yerdir ve gitmek zamanının ertelenmiş halidir susmak…

Susarız…

Kabul edilmiş bir hata yada suçtur susuşumuz ve söylenecek her söz

kaybetme riskidir…Korku eşlik eder suskunluğumuza…

Susarız…

Bir gidişi kabullenmektir susmak, yerinde ve zamanında olduğunun

ayırdımında olduğumuz bir gidişin…

Susarız…

Hayata karşı bir susuştur bu kez yaşanan…Bizi can evimizden vuran

bir kayıp, yaşanan büyük bir acı, ölesiye bir çaresizliktir

yaşadığımız…Söylenecek hiçbir sözümüzün adrese teslim olmayacağından

emin olduğumuz, bütün sözcüklerin anlamını yitirdiği bir yerdeyizdir…

Hayatın bize bir şey katamadığı ve bizim de hayata bir şey katmak

için anlamımızı kaybettiğimiz bir yer…

 

Belki de boş gözlerle, algılamadan bir seyirdir hayat o noktada

ve belki de amacı ve beklentisi olmayan,

bir mesaj kaygısı taşımayan ve hedefi olmayan

tek susuştur yaşadığımız…

 

Susmak; eylemsiz ve durağan bir edim gibi görünse de her susku bir

şey anlatır yine de ve her suskunun bir nedeni vardır ve her susku

içinde pek çok sesi hapseden sessiz bir eylemdir…

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

sorular

4/8/2008


Yara aldım kıyılarıma her demir atandan.

Her beden bende bir iz bıraktı.

Bazıları sığ, bazıları çok derin yaralar.

Hala iyileşmeyen yaralarım var biliyor musun?

Sana gelene kadar birçok kez kırıldı kalbim,

bu kırık kalbi onarmaya gücün yetecek mi?

Yaralarımı onaracak merhemlerin var mı?

Dayanabilecek misin başkasının açtığı yaraların kapanışını beklerken,

zoruna gitmeyecek mi?

Neden demeyecek misin?

Keşkeler olmayacak mı?

Ağlayacak mısın hiç, umutsuz kaldığın anlarda, çaresiz olduğunu düşündüğünde…

Gücün yetecek mi bana hükmetmeye,

söylediklerini yaptırabilecek misin?

Bana boyun eğdirebilecek misin?

Aslan kesilebilecek misin karşımda?

Korkmadan, kırılacak, kızacak demeden…

Beni ben olduğum için sevebilecek misin? Hatalarımla, günahlarımla,

yanımda sana getirdiklerimle kabul edebilecek misin?

Kaybettiklerim sana zarar vermeyecek mi?

Soğuk gelmeyecek miyim sana?

Eksik gelmeyecek miyim?

Hiç sordun mu kendine,

acaba rüya mıyım?

Gerçek mi bu yaşadıklarım diye..

Suskunluklarımın sebebini düşündün mü hiç

ya da fazla konuştuğum zaman altında yatan korkularımın sebeplerini?

Korkmuyor musun beni kaybetmekten?

Hiç korktun mu kaybettiğini sanıp?

Gidiyorum desem

“gitme” diyecek kadar yürekli misin?

Pişman olacak mısın

bana “seviyorum” dediğin için.

Hiç düşündün mü bana adımlar atarken yüreğimdeki uçurumları?

Kurtarabilecek misin beni o uçurumlara atlamadan?

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

***sadece sevgi***

4/8/2008

SADECE SEVGİ

Öfkeliye, canayakınlıkla cevap ver

Kötüye iyilikle...

Cimriye, hediyeler ver

Gerçeklerle yalancıyı sustur...

Galibiyet nefret uyandırır

Çünkü, yenilen mutsuzdur.

Yeryüzünde nefretle nefretin önüne geçilmez

Sadece SEVGİYLE...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

sevdigin kadar sevilirsin

4/8/2008

Sevdigin kadardır ömrün..

Gülebildigin kadar mutlusun.

Üzülme bilki ağladığın kadar güleceksin

Sakın bitti sanma herşeyi,

sevdigğin kadar sevileceksin,

Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer

Ve karşındakine verdiğin kadar insansın.

Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;

Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.

Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,

Ve sevgiliye hasret kaldığın kadar ona yakınsındır.

Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın,

Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.

Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın

Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.

Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.

işte budur hayat!

İşte budur yaşamak!

Bunu hatırladığın kadar yaşarsın.

Bunu unuttuğunda aldığı her nefes kadar üşürsün

Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun.

Çiçek sulandığı kadar güzeldir,

kuşalar öte bildiği kadar sevimli.

Bebek ağladığı kadar bebektir.

Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin,

Bunuda öğren,

SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRİSİN

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

hayat _işte

kelebegin yerine hoş geldınız...

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro
YORGUN - GOKHAN TURKMEN